Eterik Dalgalar: Clara Rockmore Söyleşisi

Untitled 

Seri Editörü & Çeviri: Nalan Kurunç

Clara Rockmore bu röportajını 1 Kasım 1977’de, ilk albümü “The Art of the Theremin”in yayınlanması üzerine Robert Arthur “Bob” Moog’a vermiştir.

Moog: Clara, thereminle nasıl bir ilişkin var? Enstrümana yaklaşımın nedir?

Rockmore: Ses efektleri yaratmaktan ziyade güzel müzikler yapmakla ilgileniyorum. Bu benim theremine temel yaklaşımım. Ve benim için çok önemli.

Elektronik enstrümanların ortaya çıkışından beri hem besteciler, hem enstrüman yapımcıları hem de icracılar, her zaman ürpertici, değişik ya da tuhaf ses efektleri aramakla meşgul oldu. Film müzikleri yapmamı isteyen pek çok kârlı teklifi geri çevirdim. Daha doğrusu, “Spellbound” filmi [Öldüren Hatıralar, Hitchcock, 1945] için müzik yapma teklifini geri çevirdim, kötü bir film değildi, lakin o esnada Philadelphia Orkestrası ile Ernest Bloch’un Schelomo eserini çalıyorduk.

Siz ya da Heifetz (Jascha) kemanla bir restoranda çalabilirsiniz. Ama hiç kimse kemanın yalnızca bir restoran enstrümanı olduğunu düşünmez. Elektronik enstrümana gelince nasıl sunarsanız, insanlar da öyle düşünür. İnsanların yüzde doksan dokuzu elektronik enstrümanların değişik, ürkütücü, garip, çirkin ya da gürültülü sesler çıkardığını düşünüyorlar.

Elbette ki bu benim şu anki yaklaşımıma tamamen karşıt bir düşünce.

Aslında bir kemancı ve müzisyenim. Thereminle gerçekten müzik yapılıp yapılamayacağını görmek istedim. Bach yaşarken theremin için beste yap(a)madı, ama bugün Theremin’le Bach çalamamam için hiçbir neden yok.

Moog: Theremin çalmayı öğrenmek isteyenlere tavsiyen nedir?

Rockmore: Müziğe kesinlikle theremin çalmayı öğrenmekle başlanmamalı. Müziğin temel prensipleri piyanoda öğrenilmeli.

Her profesyonel kemancı müziği piyanoda öğrenir. Müziğe dair hiçbir şey bilmiyorsanız keman çalmayı öğrenmek çok zordur. Kemanla müzik öğrenemezsiniz. Klasik metot, müziği piyanoda öğrenmektir –nasıl nota okuyacağınız, müzik teorisi, tonalite; tüm bunlar için önce müzik eğitimi almanız gerekir. Müziğe thereminde cızırtılarla başlamak zaman kaybıdır.

Artık okullarda enstrüman çalmayı öğrenen bir sürü çocuk var. Obua, klarnet, çok çeşitli enstrümanlar çalıyorlar. Onlar theremin çalmayı öğrenebilirler çünkü müzik nedir biliyorlar.

Profesör (Leon) Theremin buraya, ABD’ye geldiğinde bana theremin öğretmek için görevlendirilmişti. Theremin öğrenen tek kişiydim. Bir süre sonra kendi etütlerimi ve kendi metotlarımı geliştirdim. Artık müzik öğretebilirdim. Kendim için keşfettiğim şeylerden, bir enstrümanı olan ve müzik öğrenmek isteyen insanlar için vazgeçebilmek isterim. Bu benim için adeta bir rüya.

Thereminler şu dönemde üretilseydi benim solo performanslarım için yeterince iyi olmazdı ama müzik yapmak isteyen diğer insanlar için pekâlâ iyi ve keyifli olabilir. Hiç kimse yeni bir yeteneğin thereminle neler yapabileceğini bilemez.

Hâlâ hayattayken theremin öğretmek benim için sürdürebileceğim büyük bir uğraş. Ama bir enstrümanı olmayan birilerine dersler vermenin hiçbir anlamı yok. Thereminden keyif almak isteyenler öncelikle bir enstrüman edinmeli ve pratik yapmalı. Ancak, yanıma gelip yalnızca yarım saat keman çalanlar için -bu sadece bir merak.

Herkes theremin çalmayı öğrenebilir. Neden olmasın? Sonuçta ben bir antika değilim. Ancak ne thereminde ne de kemanda hızla ilerleyip çalabileceklerini düşünmemeliler, değil mi?

Moog: Müzikal açıdan thereminin sunduğu imkânlar nedir?

Rockmore: Kemanın dört teli var, bu büyük fark yaratan bir şey. Thereminle bir çellistin yaptığı şeyin aynısını yapıyorum tıpkı bir teli varmış gibi. Bu nedenle threminle çalmak çok daha zor. Örneğin, sadece Handel’in çok kolay bir keman sonatı vardır, hızlı çalınır ve sadece iki tel kullanılır. Bunu thereminde yapmak çok zordur, çünkü eserin bütününü çalabilmek için zamanı kullanmanız gerekir.

Kemanda kullanılan vibrato tekniğini theremine uyarladım, ancak vibrato, thereminde diğer elle yapılıyor. Sol elimle keman yayı kullanma tekniklerini taklit etmeye çalışıyorum. Theremin tonu sürekli olduğu için yapay bir “nefes” yaratmak zorundayım. Eslerle birlikte notaları çalmak zorundayım. Theremin kendiliğinden durmuyor. Notalar arasında çalmak için efor sarf etmek zorundasınız. Notaları birleştirmek istemiyorsanız, sol elinizi antene düşürmeli (sesi sonlandırmalı), sağ elinizi istenilen aralığa götürmeli (yeni sese geçmeden evvel sağ eli konumlandırmalı) ya da tekrarlayan nota için elinizi yerinde, olduğu yerde bırakmalı, sol elinizi de bu sefer istenilen ses seviyesine getirmelisiniz.

Moog: Peki, thereminin sağladığı avantajlar neler?

Rockmore: Ah, şey, olağanüstü şeyler! Pek çok kemancı uzun yay kullanıyor. Yine de onların yayları ne kadar uzun olursa olsun benim yayım daha uzun. Müzikal nüans tam da buradan geliyor. Bir şarkıcı müzikal açıdan istenilen bir şey olmasa da şarkı söylerken es vermek zorunda kalabilir, çünkü devam edemiyordur. Bense yalnızca müzikal açıdan doğru ve gerekli olduğunu düşündüğümde nefes alıyorum. Nefes yaratıyorum. Ve bunu kesinlikle bilerek yapıyorum. Asla gerekli olduğu için yapmıyorum. Yapmıyorum çünkü bu gerekli. Alacağım nefesi seçiyorum bu da müziğe uyuyor.

Bas, mezzo, soprano ve yüksek soprano ses aralığında söyleyebilen bir şarkıcı düşünün. Bu şimdiki enstrümanlarda bulunmayan bir şey. Thereminden elde edilen seslerin kemanda zor bulunur türden eterik ve hassas bir özelliği var. Kesin nüanslar ve kaliteler elde edebilirsiniz çünkü elinizde bir araç namına hiçbir şey yoktur. Sesler havadan geliyordur. Bu nedenle Prof. Theremin theremini “Eterik Dalga Enstrümanı” [Ether Wave Instrument] olarak adlandırıyor. Kuşkusuz, dehşet bir özgürlük alanı. Kendinizi bir orkestra önündeki şef gibi hissedersiniz. Müzikle aranızda bir araç yoktur. Elbette theremin orada duruyordur ancak elektromanyetik bir alandasınızdır. Her hareketiniz, ses ve hareketin mükemmel bir senkronizasyonudur.

Moog: Theremininle yaptığın işlerin günümüz elektronik müzik sahnesindeki yeri nedir?

Rockmore: Bu üzerine düşünmeyi en çok sevdiğim konu. Şu dönemde artık kariyerimle ilgilenmiyorum, çünkü bundan gına geldi, -sekiz valiz dolusu gözden geçirme. Artık ciddi övgülere ihtiyacım yok. Ama sonsuza dek yaşamayacağım. Elektronik müzik dünyası işin daha başında. Büyüyor, büyüyor ve büyüyor. Başını bilememek çok kötü. Günümüz müzik dünyası theremini ilk çaldığım zamandan artık çok farklı bir yerde. Theremine rağmen müzik dünyasında kabul görmüştüm, müzisyenliğim sayesinde olan bir şeydi bu. Şimdiye şunu düşünüyorum, theremin bana göre elektronik müzik aletlerine duyulan ilgiden ve elektronik müzikte neler yapılacağına dair bir meraktan müzik dünyasında bir yer edindi. Ve şunu özellikle belirtmeliyim, bu çok uzay-bilinç zaman. Yıllar önce theremin çaldığımda kimse aya gitmiyordu, değil mi? Theremin hiç bilinmeyen bir enstrümandı. Bugün yedi yaşına gelmiş çocuklar anneleriyle beraber süpermarkete gittiğinde kapının kendilerinden önce açılmasının bir sihir olduğunu düşünmüyor. Şu an dünya buna doğru gidiyor. Elektronik müzikte çok şey yapıldı. Yine de bir bakıma beni hayretler içerisinde bırakan ve şaşırtan bir şey, theremin hâlâ uzay kontrollü tek enstrüman. Yani, sanatçının kontrol edeceği bir ses. Bir bilgisayar değil. Şimdiki besteciler her şeyi bir ses kaydedicisine alıyorlar ve yaptıkları iş hep bir bant kaydı olarak kalıyor. En komplike şeyleri yapıyorlar ama sesleri tıpkı matematiksel hesaplara göre birleştiriyorlar. Theremin, sanatçının ne yapabileceği konusunda kendini özgür hissedebileceği bir başka müzikal ses. Tüm bu zaman diliminde kimse uzay kontrollü bir enstrüman yapmayı düşünmedi -daha iyi ya da daha kötü! Diğer tüm elektronik enstrümanlar daha mekanize.

Moog: Prof. (Leon) Theremin dışında kariyerini etkileyen kişilere dair bir şeyler söylemek ister misin?

Rockmore: Ah, evet! Bir theremin icracısı olarak kariyerimde büyük rol oynamış önemli ve ünlü iki isim var: biri Stokowski, hem enstrümanıma hem de onu icra ediş tarzıma tam anlamıyla aşıktı. Stokowski ile beraber onun orkestrasında bir solist olarak en az dört kez çaldım. Evime gelirdi. Bir keresinde bana “mutfak fırının üzerinde bile müzik yapabilirsin.” diye iltifatta bulunmuştu. Müzikten yapıldığımı düşünüyordu. Tüm bunlar kariyerimi ilerletmeme çok yardımcı oldu. Bir diğeri, çok değerli yardımlarıyla, Josef Hofman’dı. Kariyerinin zirvesindeydi ve dönemin en ünlü piyanistlerinden biriydi. Aralarında öğrencilerinden birinin de olduğu bir konserde çalmıştım. Kimseye aldırış etmeden sahneye çıktı, ellerinin ve dizlerinin üzerine çökerek ellerimin hareketinin bir enstrümanın arkasında saklanamayacak denli çok güzel olduğunu söyledi. Ve enstrümanın daha kısa olması gerektiğini, böylece ellerim gözükebilirdi.

Josef Hofman pek çok mekanik şey yaptı. Theremin hoparlörünün thereminden ayrı olmasını önerdi, bu sayede enstrüman o kadar hacimli ve uzun olmayacaktı. Böylece icra edenin elleri gözükecek, enstrüman çok ısınmayacak bu sayede de çok daha az sıklıkta akort edilebilecekti.

Kişilik olarak hem Stokowski hem de Hofman kariyerim üzerindeki en etkili şahsiyetlerdi. Ayrıca müzisyenliğimin gelişimi boyunca hocam -Rusya’da ve Amerika’da- Profesör Leopold Aue’di. Beni üstün zekâlı çocuk statüsünden çıkarıp gerçek bir sanatçı olmam konusunda hazırladı.

Anis Fuleihan, theremin ve orkestra için bir konçerto yazdı. Bu konçertoyu Stokowski’yle beraber, hava üzerinde de olmak üzere çok çeşitli ortamlarda çaldık. Başka orkestra şefleriyle de çaldım. Diğer besteciler theremin ve orkestra için çeşitli eserler yazdılar, ama onları çalmadım. Çünkü yeterince iyi olduklarını düşünmüyordum, dolayısıyla repertuvarıma almadım. Sevmediğim bir şeyi çalmam.

Moog: Bugün bir besteci theremin için bir eser yazacak olsaydı ona bir şeyler tavsiye eder miydin?

Rockmore: Evet. Theremin melodik bir enstrüman. Modern besteciler melodiden uzak duruyorlar, çünkü açıkçası, nasıl gerçekten güzel bir melodi yazılacağını bildiklerini sanmıyorum. Mozart binlerce eser yazabiliyordu ve her zaman yeni bir melodi buluyordu. Şimdiyse yazarken yalnızca ses efektleri ve sesler yaratıyorlar.

Ne ses efektleri ne de sesler theremin için yeterince iyi değiller. Ama melodik müzik yazacak olurlarsa, çalmaktan haz duyarım.

Moog: Kariyerinin başında hiç plak yapmayı düşündün mü?

Rockmore: Gerçekten yoğundum. Turnedeydim ve haftada ortalama dört konser veriyordum. Gençtim ve bir şeylerin ölümsüzleşmesi gerektiğini düşünmüyordum. Stowski ile beraber çaldığım bir eserin iyi bir kaydı vardı. Ama kırıldı. Kimin yaptığını bulmak için de hiç peşine düşmedim ve ikinci bir kopyasını yapamazdım.

Bir gün Columbia Records’tan Goddard Lieberson ile konuştum. Güzel çaldığımı düşündü. Gelgelelim, theremin plaklarına talep olmadığını söyledi. Olmayan bir şey için nasıl talep olabilirdi ki? Var etmek için büyük reklam gerekiyordu. O sıralarda henüz Oistrackhs ve Heifetzs’den başka kimsenin kaydının tanıtımını yapmaya başlamamışlardı.

(Robert Arthur) Ta ki “Bob” Moog adında birinin müzik kaydımı bulup çıkarana kadar.

 

Metnin orijinali için:

http://www.thereminvox.com/article/articleview/21/1/22/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s